TEBDER KURULUMUDUR
MANA YAZILARI
ALEVİLİK İNANCININ ÖZLERİ

Ben Ne Bileyim Gardaşım

BEN NE BİLEYİM GARDAŞIM

7 Mart 2014, 17:04

BEN NE BİLEYİM GARDAŞIM

                 

 

Gulatmışım ben de o yüzden

Böyle soğuk durmaları, uzaklaşmaları.

Dinin dışındaymışız yani biz

Ali’yi Allah’ın kendisi bilirmişiz!

Namaz kılmaz,

Haftada bir cem olur, kurban kesermişiz,

Babalara bağlıymışız ve de dedelere,

Haremlik selamlık bilmez

Kadın erkek birlikteymişiz!

 

İşte o yüzden, önceden öz kardeşken:

Aynı tabağa kaşık sallar, birlikte yıkarken kirlileri

Sivrisinek dolu dükkân odasında birlikte gecelerken

Ayrı düşmüşüz, aslında kardeş kardeşeyken.

"Birileri bir yerlerde saltanatlarını kursun" diye

Din adına, soy adına veya para.

Ben ne bileyim gardaşım!

Bilseydim üzmez, tedirgin de etmezdim sizi

Gelmezdim!

Hem vallahi, hemi de billahi!

 

Erkan Yazargan

07.03.2014 TOKAT

“SEMAHA ŞİİR” KİTABINDAN

 

AÇIKLAMASI:


                Şii literatüründe “intizar” olarak bilinen “bekleyiş – bekleme” kavramı;  kısaca gaybete çekilen, sır olan, sır deryasına dalan Hazreti İmam Mehdi’nin dönerek adalet hükümetini te’sis etmesini ummak ve beklemek anlamındadır. Kelam okulları olarak bilinen sayısı onlarla ilim dallarında, temel farklılıklar tanrıyı tanıma ile ilgilidir. Zati ve subuti özellikleri sayılıp durur. Görülüp görülemeyeceğine dair fikirler ve deliller öne sürülür. İnançlar bu delillere göre dinin içinden veya dışından diye de sınıflandırılır.
                Son okuduğum bir kitabın –Rabbani Gülpayigani, Kelâmi Mezhepler ve Fırkalar – 359. Sayfası 47. dersinde "Ehli Hakk Fırkası" başlığı açılmış ve orada Aleviliği içeren uygulamalar tanımlanmıştır. Buradaki tanımlamalara göre, ne yazık ki "gulat = din dışı"ymışız. Bahsettiğim bu kitap İran’ın Kum ve Meşhed gibi İslam İlimleri Havzalarında molla olacak öğrencilere okutulan bir ders kitabıdır.

                Çevremizde zaman zaman rastladığımız özellikle âzeriler arasında yaygın olan -bu merkezlerde eğitim almalarından dolayı, bir zihniyete vurgu yaptım: Taqıyye adı altında - aslında, milletimize nasıl bir gözle bakıldığını vermeye çalıştım. “Öz kardeştik” vurgusu ile, önceden insanların kimseyi bu şekilde hor görmediği zamanları hatırlattım. "Ne oldu da bu hale geldik?" dedim.
                Sunnilerin şiilere daha yakın olduklarını, Şiilerinde sunnileri kendilerine daha yakın hissettiklerini vurguladım hatta Aleviler arasında bu iki fırkanın birleşip kendilerini ezeceği gibi bir izlenim olduğunu belirttim. Ülkemizin en derin, köklü, yaşayan inanış ve kültürü olan Alevilik: Bin yılı aşkın bir süredir Anadolu'da ve binlerce yıl da Orta ve Ön Asya'da varlığını başarıyla sürdürmüştür. Bu günlere gelinceye kadar tarihin en zor badirelerini atlatmıştır. Bu gün dünyanın her yerinde en yaygın, yaşayan, kurumsallaşmış kültürlerinden birisidir. Her ne olursa olsun birilerinin bu toplulukları dinin dışına atmak, çıkarmak gibi bir becerisi ve hakkı olamaz. Bu çelikten sert, pamuktan yumuşak irade şimdiye kadar kendisine gelip çarpan bütün saltanatları yok etmiştir. Burada sadece soya bağlı saltanatlar değil: din adına kurulan, para adına kurulan, ideoloji adına kurulan ve daha aklınıza gelen her türlü saltanatın en birinci düşmanı Aleviliktir. Uyarı olarak da kabul edilebilecek bu şiirin vermeye çalıştığımız açıklama ile değerlendirilmesi gerekir. Saygılarımızla.


Yorumlarınızla güçlendirmeyi amaçladığım bu şiirde işlemek istediğim temel konular:


1.       Saltanat

2.       Para

3.       Dinin kullanılması

4.       Taqıyye

5.       Ali Allah mıdır? (Haşa)

6.       Namaz

7.       Haremlik ve selamlık uygulamaları

8.       Öz

9.       Özkardeşlik

10.    Abi– baba – dede üçlüsünün teşkilatta yeri

11.    Birlikte çekilen acılar, acı etkisi

12.    Necaset– kirlilik

13.    Gelmek

14.    Bekleyiş

15.    Gulat– din dışı inanışlar

16.    Siyaset

17.    Velayet-iFakih

18.    Kadın erkek ilişkileri

19.    Kadının yeri







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
TEBDER KURULUMUDUR