TEBDER KURULUMUDUR
MANA YAZILARI
ALEVİLİK İNANCININ ÖZLERİ

Tahrif ve Yanıltmalar

Diyanet Aleviler için harekete geçti PDF Yazdır E-posta
 
Uzun süredir Alevileri temsil etmemekle eleştirilen Diyanet İşleri kolları sıvadı.

02.02.2007 12:22
Başkanlık, Alevi, Bektaşilerin başucu kaynaklarını kitaplaştırıyor. Klasiklerden dördü baskıda. Peki bu çok önemli projenin başındaki isim kim?

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 yıl önce Din Şurası'nda dile getirilen öneriyi hayata geçirdi ve Alevi Bektaşi kültürünü yansıtan klasikleri kitap haline getirmek için start verdi. 

Projeyle aralarında Hızırname, Hacı Bektaş Veli'nin Tasvir'i Besmele'si, Makalat ve Velayetnamesi de bulunan 17 eser, Diyanet'çe basılacak. Alevi Klasikleri'nin bir kısmı çok cüz'i bir fiyattan satışa sunulacak, bir kısmı da ücretsiz okuyucuya ulaştırılacak.

Projenin başındaki isim, Doçent Osman Eğri, projeyi başlatırken, Hacı Bektaş-ı Veli'nin 'İlimden gidilmeyen yol karanlık' düşüncesiyle yola çıktıklarını belirtti.

Osman Eğri cafesiyaset.com'a şunları söyledi: Proje tam olarak hayata geçtiğinde insanlar doğru bilgi ile karşılaşacak. Bu bilgi sayesinde geniş bir kesim önyargılarından  kurtulacak ve birbirine daha çok sevecek. İnsanlar sevgi ve saygı içinde birlikte yaşama kültürünü temin edecek.

Diyanet'in basacağı Alevi Bektaşi klasikleri 17 kitaptan oluşacak. İşte başucu kitapları;

Tefsir'i Besmele

Makalat

Velayetname

Dilgüşa

Sarayname

İlm-i Cavidan

Erkanname(1, 2)

Hızırname

Kitab-ı Cabbar Kulu

Kitab-ı Dar

Destan-ı İbrahim Edhem


Muhammed B. Hanefiyye Cenknamesi

Fütüvvetname-i İmam Cafer-i Sadık(Buyruk)

Maktel-i Hüseyin

Saffetü's Safa(Buyruk)

Buyruk


Kitaplar aslına uygun olarak basılacak. Kitapların karşılıklı sayfalarında; hem orjinal metin, hem çeviri hem de sadeleştirilmiş metin yeralacak.

Ayrıca kaynak kitabın, hangi dededen temin edildiği, o dedenin özgeçmişiyle birlikte verilecek.

İşte Diyanetçe basılan Alevi Bektaşi Klasiklerin ayrıntıları...

1. Tefsîr-i Besmele (Şerh-i Besmele)
Hacı Bektâş Velî’ye ait bu eserde Besmele’nin tefsîri yapılmaktadır. Cenâb-ı Hakk’ın lafza-i celâli olan Allah ismi ile birlikte Rahmân ve Rahîm isimlerini anmanın, bir ibâdete, bir işe başlarken onları telaffuz etmenin manevî değeri üzerinde durulmaktadır. Eserde daha çok hadîs-i şerîflerden yararlanılmış, zaman zaman Peygamber kıssalarına, tarîhî olay ve menkîbelere yer verilmiştir. Daha önce Rüştü Şardağ’ın çevirisiyle Kültür Bakanlığı tarafından az sayıda basılarak yayınlanmış olan bu eseri bugün yayınevlerinde bulmak mümkün değildir. Çeviri için esas alınan nüsha Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde bulunan ve Türkiye’de bugüne kadar tespit edilen tek nüshadır. Yrd. Doç. Dr. Hamiye Duran bu nüshayı latinize etmiş ve sadeleştirmiştir.

2. Makâlât
Hacı Bektâş Velî’ye ait olan bu eserde dört kapı kırk makâm anlatılmaktadır. Hacı Bektâş Velî Hoca Ahmet Yesevî’nin şekillendirdiği anlayışa paralel olarak şerîat, tarîkat, ma’rifet ve hakîkat kapılarına ait tasavvufî makamları Kur’an âyetleri ve hadîsleri referans göstererek açıklamıştır. Alevî-Bektâşî vatandaşlarımız tarafından kabul gören bu eserin Hacı Bektâş Velî’ye ait olduğu üzerinde genel bir ittifak bulunmaktadır. Çeviri için Nevşehir/Hacıbektaş’ta ikamet eden Hacı Bektâş Velî evlatlarından Veliyettin Ulusoy’un elinde bulunan nüsha esas alınmıştır. Prof. Dr. Ali Yılmaz, Prof. Dr. Mehmet Akkuş ve Dr. Ali Öztürk bu nüshayı latinize etmiş ve sadeleştirmişlerdir.

3. Velâyetnâme
Bu eserde Hacı bektâş Velî’nin menkıbevî hayatı yer almaktadır. Hacı Bektâş Velî’nin Hoca Ahmet Yesevî’nin isteğiyle Lokman-ı Perende tarafından yetiştirilmesi, Türkistan coğrafyasından başlayarak Anadolu’da yaptığı İslâmlaştırma faaliyetleri, Mevlâna, Ahî Evran Velî, Yunus Emre, Seyyid Mahmut Hayrânî ve Nûreddin Caca Bey’le yaptığı görüşmeler bir velâyetnâme üslubu içerisinde anlatılmaktadır. Daha önce Abdülbâki Gölpınarlı Velâyetnâme’yi günümüz Türkçesi’ne çevirmiş, ancak eser yeterli sayıda basılmadığı için geniş halk kitlelerine ulaştırılamamıştır. Yrd. Doç. Dr. Hamiye Duran Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan en eski nüshayı esas alarak latinize etmiş ve sadeleştirmiştir.

4. Dilgüşâ
Bu eser Hacı Bektâş Velî’nin halîfelerinden Abdal Mûsâ tarafından yetiştirilmiş olan Kaygusuz Abdal’a aittir. Kaygusuz Abdal Hacı Bektâş Velî’den sonra Bektâşîliğin kurumsallaşmasını sağlayan ikinci önemli kişidir. Dilgüşâ (gönül anahtarı) târihî, dinî ve edebî öneminin yanısıra, insanları birlik ve beraberliğe çağıran muhtevâsıyla da günümüzdeki sosyo-kültürel problemlerimize çözüm üreten bir eserdir. Kaygusuz bu eserinde çeşitli dinî bilgi ve tasavvufî mefhumları benzetme ve mecaz gibi edebî sanatları kullanarak daha iyi anlaşılır hale getirmeye çalışmıştır. Hacı Bektâş Velî evlatlarından Veliyettin Ulusoy’un elinde bulunan nüsha esas alınmış; Prof. Dr. Abdurrahman Güzel bu nüshayı latinize etmiştir.

5. Saraynâme
Bu eser de Kaygusuz Abdal’a aittir. Bu eserde cihanın bir saray olduğu, bu sarayın da mutlaka bir Pâdişâh’ının bulunduğu vurgulanmaktadır. İnsanın bu dünyada yaşarken dünya ve âhiret dengesini iyi gözetmesi gerektiği dile getirilerek, Allâh’ı tanımanın ve ibâdet etmenin önemine dikkat çekilmektedir. Prof. Dr. Abdurrahman Güzel Dilgüşâ’nın Marburg nüshasını esas alarak latinize etmiştir.

6. İlm-i Câvidân
Virânî Baba’ya ait olan bu eserde Fâtiha Süresi’nin tefsîri yapılmaktadır. Virânî Baba Alevî-Bektâşî geleneğinde deyiş ve nefesleri okunan yedi büyük Hak âşığından birisidir. İlm-i Câvidân Alevî geleneğinde önem verilen bir eserdir. Allah, Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisinin anlatıldığı eserde, dört kapı kırk makam, âdâb ve erkân gibi konulara yer verilmektedir. İki nüsha esas alınmıştır. Nüshalardan biri Amasya-Merzifon’da ikamet eden Turan Saltık Dede’nin özel kütüphanesinde, diğeri ise Çorum-Dodurga Mehmed Dede Tekkeköy’de ikamet eden Eyüp Öztürk Dede’nin özel kütüphanesinde bulunmaktadır. Eser Doç. Dr. Osman Eğri tarafından latinize edilerek sadeleştirilmiştir.

7. Erkânnâme 1
Bektâşî geleneğinin âdâb ve erkânının anlatıldığı el yazması eserler Erkânnâmelerdir. Erkânnâmeler tarihte Bektâşî dergâhlarında dervişlerin tarîkat kurallarını öğrenmek için sürekli okudukları eserlerdir. Yayınlanacak olan bu erkânnâmede tâlibin yapması gerekenler, tâliblerin birbirlerine karşı davranışları, halleri, dünya sevgisini terk etmenin gereği, sûfîliğin anlamı, sohbetin önemi, âhiret hâli ve tâlibin îmânını tamamlayan unsurlar, üç sünnet yedi farz gibi konular pedagojik bir üslupla işlenmektedir. Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi’nde buluna nüsha Arş. Gör. Doğan Kaplan tarafından latinize edilmiş ve sadeleştirilmiştir.

8. Erkânnâme 2
Bu eserde Bektâşî dervişlerinin giydikleri tâcın, dört kapı kırk makamın, çeşitli tasavvufî derecelerin anlamı, fakr makâmının önemi gibi konular üzerinde durulmaktadır. Tarîkatın esasları âyetler referans gösterilerek açıklanmaktadır. Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi’nde yer alan nüsha Dr. Nurgül Özcan tarafından latinize edilmiş ve sadeleştirilmiştir. Süleymâniye Kütüphanesi’nde bulunan bir başka Erkânnâme nüshası da çeviri işlemleri bittikten sonra bu esere ilave edilecektir.

9. Hızırnâme
Anonim olan bu eserde dört kapı kırk makâm, musâhiplik yol ve erkânı, mürebbî, kurban, tercemân kavramları, ikrâr vermek, erkân çalmak, gülbank okumak, erkân değneğinin (tarık) cennetteki Tûbâ ağacından kesilmesi, On İki İmâmlar, On Yedi Kemerbest, dâra durmak, tecellâ, tevellâ konuları işlenmektedir. Araştırmacı-yazar Baki Yaşa Altınok’un özel kütüphanesinde bulunan eser, Altınok tarafından latinize edilmiştir.

10. Kitâb-ı Cabbâr Kulu
Bu eser Cabbâr Kulu isminde bir Bektâşî dervişi tarafından yazılmıştır. Erkânnâme türüne dahil edilebilir. Dört kapı kırk makâm, velâyet, dervişlik, büyükleri ziyaret, sohbet, halvet ve zikir eserde yer alan konular arasındadır. Üç nüsha esas alınmıştır. Bunlar: 1. Çorum/Dodurga/Mehmed Dede Tekke Köyü’nde ikamet eden Eyüp Öztürk (Dede)’nin özel kütüphanesinde bulunana nüsha. 2. Amasya/Gümüşhacıköy/Beden Köyü’nde ikamet etmekte iken Hakk’a yürümüş olan Durmuş Topal (Dede)’ye ait nüsha. 3. Amasya/Hamamözü/Yemişen Köyü’nde ikamet etmekte iken Hakk’a yürümüş olan İsmail Göktaş’a ait nüsha. Eser Doç. Dr. Osman Eğri tarafından latinize edilmiş ve sadeleştirilmiştir.

11. Kitâb-ı Dâr
Anonim olan bu eserde Bektâşî geleneğinde sürdürülen ve vefat eden bir kişi için düzenlenen “Dardan İndirme Erkânı” sırasında okunan duâ yer almaktadır. Bu duâ besmele ile başlamakta ve okunan Kur’an âyetiyle devam etmektedir. Bu duâda Allâhu Teâlâ’nın isimleri, Hz. Âdem’den Hz. Peygamber’e kadar gelen Peygamberlerin isimleri, Ehl-i Beyt’in isimleri anılarak vefat eden kişi için Allâh’a yakarışta bulunulmaktadır. Üç nüsha esas alınmıştır. İlk iki nüsha Amasya/Gümüşhacıköy Beden Köyü’nde yaşamış olan Durmuş Topal dedenin özel kütüphanesinde bulunmaktadır. İkinci nüsha ise Çorum/Dodurga Mehmet Dede Tekkeköy’de ikamet eden Hacı Molla Mustafa oğlu Bektaş Güneş Dede’nin özel kütüphanesinde mevcuttur. Eser Doç. Dr. Osman Eğri tarafından latinize edilmiş ve sadeleştirilmiştir.

12. Dâstân-ı İbrahim Edhem
Anonim olan bu eserde Horasan Pâdişâh’ı iken tâcı tahtı terk ederek dervişlik yapmaya başlayan İbrahim Edhem’in menkîbeleri anlatılmaktadır. İbrahim Edhem hem Alevî, hem de Sünnî gelenekte bilinen ve menkîbeleri anlatılan târihî bir şahsiyetir. Menkîbeye göre İbrahim b. Edhem gençlik çağında avlanırken iki defa, “Sen bunun için mi yaratıldın, bunu yapmakla mı emrolundun?” şeklinde gaipten bir ses duymuş, aynı sesi üçüncü defa atının sırtındaki eyerin kaşından da işitmesi üzerine bütün malını mülkünü terk edip zühd yoluna girmeye karar vermiş, Abdullah b. Mübarek’in de aralarında bulunduğu altmış kadar ilim yolcusu gençle birlikte Mekke’ye doğru yola koyulmuştur. Esas alınan nüsha Amasya/Gümüşhacıköy Beden Köyü’nde yaşamış olan Durmuş Topal dedenin özel kütüphanesinde bulunmaktadır. Eser Doç. Dr. M. Mahfuz Söylemez tarafından latinize edilmiştir.

13. Muhammed b. Hanefiyye Cenknâmesi
Anonim olan bu eserde Muhammed b. Hanefiyye’nin menkıbevî hayatı anlatılmaktadır. Ehl-i Beyt’ten olan Muhammed b. Hanefiyye, sair Ehl-i Beyt mensupları gibi birçok menkîbeye konu edilmiştir. Bu yönüyle Türk edebiyatının da önemli kahramanları arasında yer almaktadır. Türk edebiyatında ona atfedilen birçok cenknâme bulunmaktadır. Türk halkının bu kutlu aileye vermiş olduğu değeri göstermesi açısından büyük bir öneme sahip olan bu eserler, geçmişte geceleri yapılan sohbet meclislerinde (ümsiyât) okunur, o kutlu ailenin yâd edilmesi hedeflenirdi. Esas alınan nüsha Amasya/Gümüşhacıköy Beden Köyü’nde yaşamış olan Durmuş Topal dedenin özel kütüphanesinde bulunmaktadır. Eser Uzman Ceyhun Ünlüer tarafından latinize edilerek sadeleştirilmiştir.

14. Fütüvvetnâme-i İmâm Ca’fer-i Sâdık (Buyruk)
Bu eser bir Buyruk niteliğindedir. İçerisinde âdâb ve erkânla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Hacıbektâş nüshası Arş. Gör. Yalçın Atalık tarafından latinize edilerek, sadeleştirilmiştir.

15. Maktel-i Hüseyin
Ebû Mihnef’in Arapça olarak yazdığı Maktel’in Osmanlıca’ya tercüme edilmiş halidir. Dört nüsha esas alınmıştır. Eserde Kerbelâ’da Hazret-i Hüseyin’in şehit edilişi manzûm bir dille anlatılmaktadır. Eser beş akademisyenden oluşan bir ekip tarafından sadeleştirilmiştir.

16. Saffetü’s-Safâ (Buyruk)
Şeyh Safiyyüddin Erdebîlî’ye ait Farsça nüshadan Osmanlıca’ya tercüme edilmiş olan bu eser yaklaşık yüzer sayfalık yedi bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerden birisi Arş. Gör. Doğan Kaplan tarafından latinize edilerek, sadeleştirilmektedir.

17. Buyruk
Tâliplere Alevîliğe ait öğretiyi açıklayan ve bir tür ilmihâl kitabı olan bir Buyruk nüshası, Arş. Gör. Doğan Kaplan tarafından latinize edilerek, sadeleştirilmektedir.

OSMAN EĞRİ KİMDİR?

1967 yılında Ankara'da doğdu. 1985'te Ankara Merkez İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Ankara Üniversitesi ilahiyat Fakültesinden 1990 yılında mezun oldu. Aynı Fakültenin Din Eğitimi Anabilim Dalında yüksek lisans yaptı. 1990-1994 yılları arasında Ankara Özel Yükseliş Lisesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine girdi. 1994 yılında Gazi Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesinde Din Eğitimi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999'da "Liselerde İslam Dininin Öğretiminde Tümevarım Yönteminin Uygulanması" isimli tezle doktorasını tamamladı. Aynı yıl atandığı Din Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyeliği görevine devam etmektedir.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
TEBDER KURULUMUDUR