TEBDER KURULUMUDUR
MANA YAZILARI
ALEVİLİK İNANCININ ÖZLERİ

Yer Adları

OLAYLARIN GEÇTİĞİ YER ADLARI VE ANLAMLARI

(Dağ başlarında ki Türbeler ):  

1. Turhal  İlçesi,Erikli   Tekke  köyünde  Türbesi : Gözcü  ve  Bölge  lideri  Erüklü Baba (Kara  Hasan)

2. Ulutepe doğu düzlüğünde “Türbesi”: Gözcü lideri Barak (buyur) Abdal

3. Sarı  Kaya  köyünde  Türbesi : Sarı  saltuk (Sarı Kaya) Abdal          

4. Çivril  Köyü  tepesinde  Türbesi : Gözcü lideri Öksüz  Dede

5. Kazancı  köyünde Türbesi: İsmi bilinmiyor. (Dikmen Babanın  Kardeşi)

6. Ağcaşar  köyünde  3 Türbeler:  İsimleri bilinmiyor.

7. Ağcaşar köyü Kızıl Eniş Tepesinde  Türbesi : İsmi  bilinmiyor.

8. Yukarı Geyran  Köyünde  Türbesi : Garip  Abdal  Baba  gözcü

9. Zile İlçesi Bacul (Bacal)Dikmende Türbesi : Dikmen  Baba, gözcü lideri

10. Kervansaray  köyünde Türbesi : Gözcü  Ayan  Dede

11. Dere boğazında Türbesi : Yağcı Abdal Baba, Çerçicilik yapmış.

12. Turhal İlçesi  Kelit  Köyünde  Türbeleri : Celal Baba, Zünnun  Baba, Kalender Çelebi Essah türbesi. Ayaklanma  liderleri.

13. Kelit  Köyünde  ESSAH  Mezarlığı : yüze yakın mezar  vardır. Bu  Mezarlık, ESSAH  sözcüğüyle şifrelenmiştir.

       MEZARLIKLAR:

       Bu şifre adlı mezarlıkta ,Bozoklu Celal Baba, Zünnun Baba ve Kalender Çelebi Şah, isimli üç ayaklanma liderinin mezarları buradadır. (Arkoloğlarca tetkik edilebilir.)

       ESSAH MEZARLIĞI  :

       Bu şifrelenmiş Türbe bu üç liderden  hangisi  adına  şifrelendiği  kesin  olarak bilinmiyor. Türbe Mezarlığın Batı kenarında kaldığına göre En son öldürülen Kalender Çelebiye ait olabilir. Diğer liderler  içte  Alıç ağacı dibindedirler. Burada bulunan eski Mezarların  tümü  lider,  önder  ve  savaşçı Türkmen  yiğitlerine  aittir. Yakalanmış, sorgulanmış ve  öldürülmüşlerdir. Kellesi  olan ve olmayan vardır.                                          

       ESKİ    KELİT’TEKİ     MEZARLIK

       Bu , mezarlıkta  yatan  Türkmenler  ecelleriyle  ölmüşlerdir.Buradan  şu  öğrenilebilir. Mezar  sayısıyla  oranlanarak  Türkmenler  bu  ilk  yerleşim  bölgesinde  kaç  yıl  yaşadılar. Bilgisine  ulaşılabilir.

       Yaylada  ki   mezarlık: 

       Bunlarda ecelleriyle  ölenlere  aittir. Burada da  Mezar sayısı  oranlanarak  kaç yıl burada yaşadılar? Sorusuna  cevap aranır.

      İmha  olayları’nın  geçtiği  ve  Türkmenler’in  İmha   edildikleri yerler:

       GAMLI   DERE: (Kamgalı) :

       Türkmenlerin,  imha  öncesi   toplandıkları   ve  imha (katliam)  için  bu  küçük  içinde  su  akan  dereye  on  binlerce  yaşlı, çocuk,kadın  Türkmen  aileleri  buraya  toplanmış ve  Dağlardaki  kaçak  akrabalarının  görürde  teslim  olurlar  diye  bir  müddet  bekletilmişler. Kaçakların  Teslim  olmadıkları  görülünce de  İmha  etmek  kararı  uygulanmaya  başlanmıştır. Birer  askeri  tim  kuvvetinde  Kürt  askerleri  gelerek  bu  noktadaki  kalabalıktan  eli  kişilik  Türkmen gurubunu  ayırarak  imha  kuyularının  veya  imha fırınlarının  bulunduğu  noktalara  götürmeye  başlamışlardır. İşte  bu  ayırma  sırasında  götürülenlerin  akrabaları  ve  orada  bulunan  bütün Türkmenler  Hep  bir ağızdan  bağırıp  çığırarak  Kürt  askerlerine  hitaben “ uyuz  köpekler”, ”yezitler”  anlamına  gelecek  manada  KELİT, KELİT  diye  bağırıp  slogan  atıyorlardı .Kürt  askerler  bu  sözcüğün  ne  manaya  geldiğini  bilmedikleri  ve  anlamadıkları  için  görevlerini  yapıyorlar ve  hiç  bir  tepki  vermiyorlardı. Ancak  Zile’ye  döndüklerinde  bu  sözcüklerin  manasını   öğrenmişlerdir. İşte   Kelit  coğrafyasında   belge  niteliği   taşıyan   yerler   ve   yerlerin   adlandırıldığı   isimler  bunlardır.

       ÖLÜM    KUYULARI’NIN   KAZILDIĞI   DERELER:

       Kuyuların   Dere,   bu  derenin  toprağı  yumuşak  olduğu  için , bu  derede  bir  çok  kuyu  kazdılar. Binlerce  Türkmeni  canlı , canlı ve  elbiseleriyle  birlikte   ellişer, yüzer  kat, kat bu  kuyulara  gömerek  imha  ettiler.Bu derede  kuyu  kazacak  yer  kalmayınca  Yaylalarda  Kanbergilin  tarlaların  bulunduğu  dereye  kuyu  kazmaya  başladılar.Orayada  binlerce  Türkmeni   gömdüler. Kuyu  kazmak  zor  iş  ve  vakit alıyordu. Olayı  bir an  önce  bitirmek için   bir  tarafta da   büyük  ateşler  yanan  fırınlar  yapmaya  başladılar. Bu  gün bu dereye  kuyuların dere denir.Boş kalmış kuyu örnekleri vardır.Kambergil tarla için  bir çoğunun  içini doldurdu.Temizlense  görülür.

       İNSAN   YAKILAN  BÜYÜK  ATEŞLER:

       Gamlı   derenin  güneyinde  ve  İnce  öz deresinin  başında  bu  gün  kasımgilin  tarlalara   alçak  çukurlar  kazıdılar  altına  beyaz  kireç  taşları  döşediler ve üzerine  büyük  Ateşler  yaktılar. Getirilen  insanları  bu  ateşlerin  içine  atarak  imha  ettiler. İzleri  bellidir. Bu yerlere  bu  gün  fırınlılar  denir.

       ASKERİ    ADLAR:

       1) Çuhadar   Mevki :        

       Çuhadar   kelimesinin   askerlikte   manası,  En büyük  komutanın   oturduğu,  bulunduğu  ÇADIR,  Otağ  ve Karargah ‘dır,  Çuhadar   ağa   burada   bulunur. Osmanlı  paşa  rütbesidir. Sivilde en büyük devlet memurunun bulunduğu yer demektir.Hüsrev paşa validir. aynı zamanda da Takma  lakabı  asker paşadır,    iki  şekilde  de  en  büyük  makamı  işgal  etmektedir.Kuyucu  Murat   paşa  da  sadrazam’dır. İşte bu bölgede   ordugah  kurduğu  için  askerlerce ve halkça o yer o mevki ÇUHADAR diye tarif  edilip çağrılmıştır. Babama ait Tarlanın içinde paşanın  çadır  yeri  durmaktadır. Küçüklüğümde taş ayıklarken ara sıra  Demir  parçaları  bulup  babama  gösterdiğimde  babam  bunların kadana atlarının nalları olduğunu söylerdi.  Bu hala hatırımdadır. Şimdi anlıyorum ki burada çok  süvari  atı   mevcutmuş. 0 zaman bu bölge oldukça örtülü ve ormanlık bir alanmış. İşte  bu  ad  oradan  gelmektedir. Canlı  bir  belgedir.

       2) Kürt   Çadırı   Ve  Kürt   Yurdu :      

       İşte  Hüsrev  paşanın  ve  Kuyucu  Murat  Paşa’nın  Kürt  askerleri  bu ismin  geçtiği yere ve boğaz  oluk  suyuna yakın, Taşlı  tarlanın  batısında  ve  çuhadar  mevkisine  bir  dere  ile  bağlı olan  Askeri   ordugahıdır. Askerler  burada  yatıp  kalkmakta  ve  istirahat  etmektedirler. Çadırlı  ordugaha uygun   bir   yerdir.

       3)  Kovala- Yakala   (Kovalı )      :

       Bu  sözcük  Osmanlı  süvari  ordusunda (hücum)   anlamında. Süvari komutanınca   emrindeki   süvari  askerlerine (sür atını,  düşmanı  çevir, kovala  ve  yakala)  anlamında  verilen  bir  komut  ve  bir emir  sözcüğüdür. Askeri  bir  terimdir. Bu  yere  kovalı  denmesi  bundandır. Arazi bir sıra  Dağ  çalının  yamacı  ve  çayırlık  düzlüğüdür. At koşturmaya,  müsait bir arazidir.

       Türkmenlerin   kız  ve  Erkek  çocuk  ve  gelinleri  sakladıkları   yerler :

       1)    Kızlar   Seküsü:        

       Bu  sözcüğün  anlamı, kız ve  gelinlerin toplanıp Osmanlı  askerlerin  şerrinden ve  tecavüzünden   korunmak  için  ”saklandığı”  durduğu  yerin  adı’dır.  Kızlar    toplanma    bölgesi.

       2) Kızoğlu (Yukarı Köy):             

       Bekar, Delikanlı  genç  Çocukları  sakladıkları  yerin  adıdır. Daha sonra kız çocukları da buraya  getirmişlerdir. Bu  çocuklar  katliamdan  Kurtulmuşlardır.O günden buyana o yere Kız oğlu denir.  (Kız, oğlan  karışık) anlamına da  gelir.

       EFSANESİ   OLAN   YERLER:

       1) Yağmur DEDE  Suyu:   

       Arkadaşlarınca   Yağmur  Dede  takma  adlı  ve  çallar  mevkiinde  gözcü  lideri  olan  Heterodoks  dervişin   Kerametinden  şüphe  eden  arkadaşlarını  inandırmak  için  asasını  vurarak  büyük  bir  kayadan  nazarlamayla  su  çıkardığı  ve  o  dervişin  adını  taşıyan  su  gözesi. Mukaddes  yer  sayılır.

       2) Çimde  İçte (Çimişğe):

       Susuzluğa  dayanamayıp  teslim  olmak  isteyen arkadaşlarını  ikna  için dua  ve  Keramet  ile  Yağmur   Dede’nin  asasını yere dürterek  çıkardığı  su  gözesi. 

       3) Yukarı   gözün   başı: 

       Türkmen  Derviş  ,ozan, şair  ve  ayaklanma  liderleri  , bu  büyük  su  gözesinin  başında   savaşçıları  ve  halkı  toplayarak   zafere   ulaşmaları   için  Yüce  Allah  adına  kurbanlar  kesip , et  suyuna  bulgur  pilavı  yapıp  birlikte  paylaşıp  lokma  ederek  ve  Cem  ayini  törenleri  düzenleyerek  Allah  kulluk  görevlerini  yerine  getirmek  için  dualar,duvaz   imamlar, deyişler  ve  ilahiler   söyleyerek   yüce  rabbin  şanını ,uluhiyetini  yükseltip  dileklerde  bulundukları   ve  halka, savaşçılara  moral verildiği  yerdir.Burada   defalarca   Pir  Sultan  Abdal  ve  Kul  Himmetin   saz  çalıp  söyledikleri  rivayet  olunur. Duvalı  ve  nazarlı  mukaddes  bir  yer   sayılır.  Zaten   Atalarımız   oğuzların  hanları da  böyle  görkemli  su  başlarında  halkla  birlikte  bu  şekilde  şenlikler  ve  kurban  şölenleri  düzenler ve hediyeler  dağıtılırdı. Böyle  su  gözelerini  Şamanilik geleneği  gereği   aziz  ve  mukaddes  yerler  sayarlardı.  Bu  Türkmenlerin  genlerinde  taşıdıkları  bir  töredir. Animizm  gereği bir  gelenektir. İzin  almadan ve  Destur  ya  aziz su  demeden  su  gözesinden  su  içilmez. İlk  içişte de  üç  yudumdan  fazla içilmez. Bu  suyun  rızalığını  almaktır.

       4) AşAĞI   Gözün   Başı   

       Burası   da   yukarı  gözün  başı  gibi  duvalı  ve  nazarlı  bir  yerdir. Zaman  zaman  burada  da  ibadetler  ve  cem  ayinleri  yapılmıştır. Ayrıca  Tille oğullarının  harman  yerinde  ve  Hüseyin  kahyagilin  ağıl  yerlerinde  kazanlar  kurulup  yemekler  pişirilmiş  karanlık  basınca  dağlarda ki  kaçak  savaşçılar  buraya  inip  yemeklerini  yiyor  azıklarını  alıp  tekrar  dağlara  çıkarlarmış. Burası da  mukaddes  yer  sayılır.

       5) Tırmıkcı   Suyu:  

       Buranın da   yaz  aylarında   aynı  amaçlı  ve  aynı  niyetle  kullanıldığı  söylenir. Hititler  içinde  mukaddes  bir  su  gözesi  olduğu  rivayet  edilir. Çünkü   bu  su  kışın  yoktur. İlk  baharda çıkıp  gürleşir. Hititler  bu  su  gözesi  başında   kırmızı  topraktan  çanak, çömlek  ve  küp  yapmak  için  çamur  yoğururlardı.Bu  suyu  tanrının  bu  işi yapmaları  tam  iş  mevsiminde bu  suyu  bahşettiğini  düşünürlerdi. Su  gürleşir   gürleşmez  çamur  yapmaya  başlarlar. Yaz  ortasında  su  azalıncaya  kadar  onlar  işlerini  bitirirlerdi. Bu  yüzden  onlarca da  mukaddes  su  gözesi  olduğudur.

       Türkmen’lerin yaşamları gereği isimlendirdikleri  YERLER   VE  kelit,   (Ulutepe )   beldesi’nin  ESKİ  VE   2ooo  yılı    SINIRLARI :

       1) Eski   Kelit:    

       Aşiretlerin kazovayı  terk  edince , buzluk  dağların da  ilk   yerleştikleri   yerin   adıdır.  İmhadan  sonra  sağ  kalanlar  bu  yere  bu  adı  vermişlerdir. 1960   yıllarında   bu   yerde  eski  yerleşim  taş  duvarlı  ören  yerleri  duruyordu  . Hasan  Çavuş’un   oğulları   bina   duvarlarını   yıkarak  taşlarını  ayıklamış   ve   tarla   yapmışlardır.  140  /150  adet   de   mezarlık   vardı. Bunları da  Emingil   sökerek   tarla   yapmışlar.

       2) Ortak  OTLAK   

       Aşiretlerin   ortaklaşa  mera  olarak  kullandıkları   arazi  kesimidir.          İlk yerleşim  yerinin  karşısında kı  dağ tepeleridir. Güney  yamaçlarına  ortagın  altı  denir.

       3) Ortağın    Altı: 

       Ortak  mera’nın  güney  alt  bölümü’dür.  Alt  deresinden  eski  kelit   suyu  geçer.

           4) Çal   Deresi  :

       Adına  uygun  bir  deredir.Kelit  bölgesine  güneyde  sınır   çizer.                                                                                                        Eski kelit  suyunu  ve  ince  öz  deresinin  sularını ağcaşar köyünde  ana  suya  katar.

       5) Cevizli   Deresi  : 

       Eski  Beylikler  zamanın da  Eratna  Beyliğinin  Sınır  Kasabası           Ağcaşar  adında  bir  kasaba  varmış  Kasaba  halkının  bu  derede  ve  yamaçlarında verimli Ceviz  tarlaları  varmış  bu  yüzden  bu  dereye   onlar  bu  adı  takmışlar.

       6) Kement    Çukuru  :

       Eratna  Beyliği   ile  Hitit  Devleti’nin   sınır  karakolu  varmış  bu  kara  kola  gelen  askerler sarp  kaya  olan  Çal  deresinden  kement     atarak  bu  karakola   çıkarlarmış .Bu  yüzden  onlar  bu  adı  vermişler.

        7) Tek   Ardıç  : 

       Bu  her   halde   sınırı    belirten  bir   tek  ardıç  ağacı  bulunmasından yörenin  bu  adı  almasına  sebep  olmuş.

       Kuzlar  ve  Meşeli   dere: 

       Ağcaşar’dan    bağlıyarak   Kelit  çukurunda  sona  eren     sıra    dağa bu ad verilmiştir.  Bu  dağ  ekseriya  meşe  ağaçlarıyla  kaplıdır.Tepe  üstlerine  cevizli  sırtları  denir.

       9) Tuzla’nın   Burun :

       Türkmenler  bu  tepe   üzerindeki  düz  taşlar  üzerinde  koyunlarına  tuz  yalattıkları  için  bu  adı  vermişlerdir.

       10) Yayla   YOLU    Deresi:  

       Yaylalar  mevkiinden   çıkan   suların  ve  kuyuların  dereden  gelen  suların  kelit  çukuruna  aktığı  deredir.Aynı  zamanda  bir  geçittir.

       11)  Yaylalar:  

       Türkmenlerin İlk yerleşim bölgelerindendir.Geniş  hayvan  merasıdır. Yazlık  otlak  olduğu  için  bu  adı  almıştır.

       12)  ince  Öz   (İncoz)  Deresi :  

       İçerisinden   ince  bir  su  akar, Göletler  olan  bir  vadi  deredir.  Dikmenden  başlar, Çal  deresinin  batı  başında  son  bulur. Yamaçları  çalılık ve  vadi, çok  güzel  hayvan  merasıdır. Şu   anda   çok   yerini   tarla   yapmışlar. 2000  yılında  yamaçlarına  Çam  ormanı   yapıldı.

       13 ) Fırınlı  : 

       Türkmenlerin   büyük  ateşlere   atılarak  yakıldığı  yerdir.  İz   ve  Emareleri   durmaktadır. Bilimsel   araştırmayla   gerçek   bilgilere   ulaşılacağını   tahmin  ediyorum.

       14) Gamlı   Dere: 

       Türkmenlerin   toplanıp   hapis  edildiği  yerdir. Ve  bu  dereden,  Osmanlı  Kuyucu  Murat   Paşa   askerlerince   50-100  kişilik   Türkmen   grupları   alınarak   üçerli   yürüyüş  kolunda  ölüm  kuyularına   ve   ateş   yakılan   fırınlara  (halkın   Kel  İtler  ve  uyuz  köpekler)  sloganı  atılarak   buradan   götürmüşlerdir. 1605  veya  1606  tarihinde.Bu  gün   için   bu   dere   ağzı   Zile   yolunun   geçtiği   noktadan   beton   set   veya   dolgu  taş   duvarla   8-10   metre  yükseklikte  kapatılarak   su   göleti   yapılabilir.  Büyük   bir   hacimde   su   depolanarak   çevre   araziler   sulanır  ve  Belde  su   ihtiyacı   buradan   karşılanabilir.

       15) Kuyuların   Dere:  

       Türkmenlerin  kuyular  kazınarak   öldürülüp  gömüldüğü toplu mezar yeridir. Bu  derede   kuyuların   kazınıp   insanların   gömüldüğü    yerler   bu  gün   için   tarla   yapılmıştır.  Birde   bu    dereden    kış    aylarında   çok   sel    suları   geçtiğinden   kuyular   ya   çok    derin   toprak   altında   kalmıştır.  Yada   sularla  kayıp   olup   gitmiştir .  Ama   yinede   bilimsel    araştırmalar   yapılsa   izlerine   ulaşıla  bilir.

       16) Gen   Alanlar:

       Türkmenler  bu  bölgeye  geldikleri  zamanlar  sadece  bu  bölge  de  ormanlar seyrelmiş ve  açık  alanlar  çokmuş  buraya  bu  adı  vermişler.İlk  tarlalarda  bu  bölgede  açılmıştır.  Bu   bölgede,  yaylalarda  ve   eski  kelit   bölgesinde   tarla  ve  arazileri   olan   aileler   (eğer  sonradan  miras  veya  satın  alma   yoluyla  intikal  etmemişse)    mutlaka   bu   aile   yerli   Türkmen’dir.

          17)    Kayış kıran:

       Fazla  dik,  engebeli, çorak  ve  kıraç  bir  arazidir. Yolu  olmadığı  kağnıyla  zor ulaşım  sağlanan  ve  sık  sık  hayvan  boyunduruğun da kayış  kopardığı  için  bu ad verilmiştir. İki  de  deresi  vardır. Birincide  su  var. İkincide  su  yoktur. Bu dere  kevenlik  sıra  dağından  Kayış  kıran  sıra  dağını  ayıran  bir  boğaz  deredir. Bu  derelerin  sel  suları  özlerdeki  düz arazileri   basar.

       18) Kevenlik: 

       Guz dağlarının  bir  serisidir. Doğuda  yayla  deresi  guz  dağından  (tuzlanın  Burundan)  ayırır. Güneyinde  Gamlı  Dere  vardır. Batıda  Kayış kıran deresi  vardır. Kuzeyinde  Kelit  çukuru  vardır. Kuzey  yamacı  oldukça  diktir. Üzeri  bir  hava  alanı  gibi  düzlüktür. Eskiden  üzeri  pür,  ardıç denilen maki  türü  çalılıktı. Bol miktar da  keven  denilen bir  bitkiyle  kaplıdır. Bu  dağ  Kelit  köyü için  mükemmel  bir  turizm  ve seyranğah  alanıdır.  Üzeri   mükemmel   bir  hipodrom  at  yarış  alanı  olur. Çam  fidanı  dikerek  örnek  bir  köy  korusu  meydana  getirile  bilir. 2001  yılında  “Maliye  ormanı olarak” orman  bakanlığınca  Çam  ormanlığı  olarak  düzenlenmiştir. 200 Hektar alan  belediye  Başkanı  Bekir  Atılgan’ın  İlk  başkanlığında  yapılmıştır. 1999 kasımında  İlk  Belediye  seçimi  yapılarak  (Köy) Ulutepe  Beldesi  olmuştur. Bu  yere,   Helikopter  pisti  yapılabilir. Hava  alanı  düşünüle  bilir.Turhal  ve  Zile  için,  Seyrangah  tepesi ,uçurtma  ve  uçma  alanı  olabilir. Kızlar  Seküsü  ile  Kevenlik  arasına  Teleferik  işletmesi  kurulabilir.  Spor  Tesisleri  kurulabilir.  Su  Şelalesi   yapılabilir. Yamaçlarına  veciz  yazılar  yazılabilir. Botanik  bir  Park yapılabilir.Su götürülebilir.Turistik  bir  geleceği  olan  alandır.

       19) Toptaşın    Dere:

         Adını  altında  bulunan  Hitit   Anıt  Kayasından  almıştır. Bol  suyu  ve  göletleri bulunan  bir  deredir. Bu  dereye  büyük  bir  baraj  göleti  yapılabilir. Sel  sularıyla  birlikte büyük  bir miktarda  su  depolanır.  Bu  su  genalanları  ve  çevre  arazileri  sulamakta  kullanılır. Turizimin  hizmetine  açılabilir.

       20) Kelit    Çukuru:

       Ağcaşardan   başlıyarak   geniş  bir  vadiyle  uzanarak   gözler  bölgesinde   genişleyen   ve  Boğaz  oluk   su  kaynağına   kadar   uzanan   bir  çukur  düzlüktür. Bütün   su  kaynakları  burada   yoğunlaşır. Doğu  kuzeyi   Ulutepe Dağı, Ovacık  kefi,  Ali  deresi,  kuzeyi  taşlı tarlalar,  Çuhadar,  Bektaş  Dedenin  bozu,  güneyi   kayış  kıran  sıra  dağları   ile çevrili ,  Çift  Armutlar,  Toptaş,  Kürt  yurdu,  gölükcü  yolu  gibi   bölgeleri   içine  alan  bir  düzlüktür.En  verimli  bölgedir. Şu  anda  söğüt, kavak  gibi  zararlı  polen  üreten  ağaçlarla  kirlenmiş  ve  güzelliği   bozulmuştur. Bu   pis  ağaçlar  temizlenerek   Bodur  meyve   ağaçları  ile   süslense,  Sebze   bahçelerine  dönüştürülse  veya   Sera  bitkileri  yetiştirecek   seralar   kurulsa.  Kölükcü  yolundan  alt   taraf’a   Alabalık   Çiftlikleri   Turistik   alanlar   yaratılsa  veya   Kesme  çiçekçilik  bahçeleri  tesis edilse  çok  verimli  ve   güzel   olur.  Bu   bölgenin   genel   adı   özlerdır.

       21)    Boğaz Oluk:

       Çöl  tepesi   doğu  ucun da, bir   su  gözesidir. Buradan  başlayıp   güneye  doğru  uzanan   ve  Bacal   köyüne  çıkan  Tilki  Deresi   Kelit  ile  Bacal  köyünün  sınırını   oluşturur. Bu  dereden  zaman  zaman  büyük  sel  suları  gelmektedir. Boğaz  oluğa  bir  baraj  göleti  yapılsa  büyük  bir miktar  su  depolanır. Bu  su , Haşhaşlıkların, Kovalıların , kürt  yurdu  bölgesinin  sulanmasında  kullanılır. İçerisinde  Balık  üretilir. Arazilere  Alabalık  çiftlikleri  kurmakta  yararlanılır. Çevresi  yüzme  havuzlarıyla   donatılarak  Turistik  tessisler  ve  Hayvan  çiftlikleri  kurulabilir. Su  basmaları  önlenebilir. İstikbali  olan  önemli  bir  mevki.

       22)   Haşhaşlık: 

       Zamanında   bu  küçük  düzlükte  Türkmenler  Orta  Asya da  öğrendikleri  ve  buralara  getirdikleri  Haşhaş tohumlarını  ekerek  tarımını  yapıyorlardı. Tohumu’nu  yemeklik  yağ  olarak  kullanır, afyonunu  da  satarlardı. Afyonunun  da  ne  işe  yaradığını  bilmezlerdi. Sadece  ilaç  yapıldığını  duymuşlardı. Bu yüzden  o bölgeye  bu  ismi  vermişlerdir.

       23) Çöl   Tepesi:   

       Güneyi  çam  ormanlarıyla kaplı sıra bir dağ olan çöl tepesiyle çevrili ve bu tepenin zirve sırtları Bacal köyü ile Kelit köyünün sınırını çizerdi,  Çöltepesi sıra dağı Bacal ve Kelit köyünün güney batı sınırlarının bittiği noktaya Mazıdeğen denilen mevkiye de sınır çizerek Damdere köyü boğazından çıkan ve bacal köyüne giden Zile yolu, (Yan yolda ) denen yola kadar uzanır. Bu yol kenarında Kelit köyü sınırı biter.  Bu yolun  Damdere  boğazına  giden  bölümü  Bacal  köyü  ile Kelit köyünün mazıdeğen,  Orta  çal  batısı  arazileri  içine  alarak  Kelit  köyünün  Batı ve Batı kuzey sınırını çizer. Bu yolun batısında kelit köyü halkına ait başlanğıç noktasında   Tille oğullarına  ait  çördüğün dibi  denilen tarla vardır.  Damderesi  boğazına  yakın bölümde ve yolun batısında kelitliler’e  ait  “Göl yeri “  Mevki  vardır. Bu  girinti  arazi  ve   tarlalar   Kelit  köyüne  aittir.  Burada adı geçen yol ikiye aynılır.Birisi boğaz için­den Damdere köyüne iner.Digeri  Dağ yamacına sararak  Damdere köyü ile Kelit köyü sınırını Batı kuzeyde çiz­erek Kiraz oluk suyunun aıtından,Geygel köyünün üstünden yan yol adını alarak Yağmur Dede suyuna ulaşır. Bu yol bu noktaya kadar Kelit köyünün batı, kuzey sınınıdır. Yolun  kuzeyinde kalan yerler Geygel köyüne ve damdere köyüne aittir.Geygel köyü yenidir. Damdere  köyü Türkmenler  zamanındandır.”Dam dere sözcüğü “ onlar tarafından venilmiştir. Manası “saklanacak, gizlenecek “ bir dere demektir. Dam örtülü, kapalı  yer  anlamınındadır.  Ormanlık  bir saha olduğu belirtiliyor.  Haşhaşlık  mevki  geniş  bir ova ve düzlüktür .  Bati  ucuna  yakın  bölümde ada gibi bir dağ vardır.  Adına  uygun  olarak  ORTA  ÇAL  denmiştir.  Haşhaşlık   düzlügünde su kaynağı yoktur. Dağın  dibi  denilen  yerde  bir  çeşme, doğu  ucunda  Boğaz  oluk, Kuzeyinde  bulunan  alçak  sıra  dağların  düzlüğe  inen  derelerde  Cimcime  suyu  gibi  ufak çeşmeler  vardır.  Sulama suyu yoktur. Kuzeyinde  bulunan  sıra  dağların  batı  bölümüne naçarın  bozu  denir. Haşhaşlığa  bakan  yamaç­larına  , üzerine  ve  öte yüzünde  ekilebilir tarlalardır. Bu  dağın  doğu   bölümüne   Şalgamlık  adı venilir.   Bu  dağın, üstü ve öte yüzünede şalğamlık denir ekilebilir’ tarlalardır.  Boğaz oluğa gölet yapılırsa, Birde  Şahin Kayasına  büyük  bir  Baraj  yapılırsa  haşhaşlığın  sulanabilme imkanı  doğar. O zaman buraya Baraj gölü yapılarak birinci barajı besleme veya. ikinci bir hidrolik santıral yapmak mümkündür.  Doğusu  Bektaş  Dedenin  bozu  ormanlık  sahadır.  Bu  çevre  içinde kalan düzlüğün  adı  o  ğünden  bu  yana  haşhaşlık  denir.

       25) Kovala  (kovalı’nın  Boğaz):

       Haşhaşlığın   kuzeyin  de  ki   alçak  sıra  dağın  doğu  ucundan  başlıyarak  Ovacık  boğazına  kadar  uzanan  Çal  sıra  dağlarının  eteklerinde  kalan  geniş  bir  düzlüge  kovalı  denir.Çal  sıra  dağları  bu  arazinin  orta  bölümünden  çalın  üzerine  çıkan  meyilli  bir  yolla  geçit  verir.Bu  yol  Çimde- iç  su  gözesi  ile  Yağmur  Dede  su  gözesine  ve  Kızoğlu  köyüne  gider. Bu  çal  sıra  dağı  birde  batı  ucunda  kovalı’nın  boğaz  denilen  su  gözesinin   yanından  geçen  bir  geçit  yoluyla  çal’ın  üstüne, Fındıklı  eşme  su  gözesine  ve  şalgamlık  ile  Geygel  köyüne giden  bir  geçit  yolu  vardır.

       26)   Şalgamlık  :

       Kovalı   Boğazının   batı  kuzeyinde  kalan ve   yan  yola  , Damdere  köyü, Geygel  köyü  sınırlarına  kadar  uzanan  bir  dere  ve  yamaçlardan  oluşan  engebeli  bir  arazidir. Kısım,  kısım  orman  kısım,  kısımda  ekilen  tarlalar  vardır.  Şalgam  turpgillerden   bir  yumru  bitkidir. Türkmenler  bu  bitkiyi   orta Asyadan  tanımaktadırlar. İçi  oyularak  kıymalı  bulgur  doldurulup  dolma  yapılır. Suyu  çıkarılarak  içilir. Turp  gibi  yenebilir.Belki de  buralara  gelince  bu  bitkiyi  buralarda  yetiştirdiler. Bu yüzdende buraya  bu  ismi verdiler.

       27)  Fındıklı    Eşmeler :

       Birbirine   paralel   yan  yol   istikametine  uzanan    araları   yakın   iki  ayrı   derenin  üst  başlangıç   noktasında   çıkan   ufak  su  gözeleri, civarlarındaki  araziler   bu  adla  anılırlar. Çevrede  çoğunlukla  yabani  fındık  çalılıkları  vardır. Bolcada  fındıkları  olur. Birinci  derenin  batı  yamacı  Cırtoğ  lakaplı , İbişoğullarına  aittir.  Güney  yamacıda  Tille oğullarından  Bektaş  Bay  ve  Kamberğile  ait  özel  korulardır.İpleme  kayıtları  vardır. Fakat  tapusu  yoktur. İkinci  dereninse  kuzey  yamaçları  cumukğillere, güney  yamacı   ise Kartöğğile, Tillelerin  Halil  güngöre  ait  özel  korudur.Bu  bölgede  adı  geçen  şahısların ekilen  tarlaları  vardır. Tille oğullarının   lakaplarından  biride  “Çolak oğullarıdır” Katliamdan  kolları  kopmuş  olarak  kurtulduğu  için  Çolak  Ahmet  derlermiş ,ondan  törüyenlere  çolak oğulları  demişler. Zaten  koca  bir  aşiretten  sadece  iki  kişi  kurtulmuşlar. Bunun  içinde  (iki  çatal  ağaç) anlamına  Tilleoğulları  demişler. İşte  birinci  su  gözesine  ve  yanındaki  taşa  Çolakların  Taş  derler.

       28) Yağmur   Dede:

       Yağmur  Dede’nin  nazarlamasıyla  çıkan  su  gözesidir. Geygel  köyü,  Kelit  köyü  ve  Kızoğlu  köyünün  sınırları   yağmur  dede suyunun   bir, iki  kilometre  altında  birleşir. Geygel  köyü  sınırı  burda  biter. Kızoğlu  köyü  ve  Kelit  köyü  sınırları  burdan başlıyarak  doğu kuzeye doğru  Purtaşın  altından  meşeli  dere  Erikli  Tekke  köyü  sınırına  kadar   devam eder.Yağmur  Dede  cıvarı  önemli   bir  yayla  turizimi  sahasıdır. Mukaddes  bir  yerdir. Bu  su  Yağmur   dede  adında  ermiş  bir  dervişin  kerametiyle   yer  üstüne  çıkmıştır. Efsanesi  olan  Mukaddes  bir   sudur.

             Yağmur Dede : Geygel köyü,Kelit köyü ve Kızoğlu köyünün sınırları Yağmur Dede suyunun  bir kilo metre altında birleşir. Geygel köyü sınırı burda biter.Kızoğlu köyü ve Kelit köyü sınırları kuzey doğu istikametinde devam eder. Burada Kelit köyü sınırı biraz kuzeye inerek ÇİMİÇTE Deresinin altındaki Pur TAŞA varır. Oradan  yukarı çıkarak doğu ucu ile Ovacık boğazından  başlayıp batıya doğru uzanan kayalık ÇAL sıra dağının  Batı ucunda geçit veren ve zirvesinde küçük bir su kaynağı bulunan ve kuzeyde şalğamlık deresine,Geygel köyüne,yan yola  Fındıklı  eşmeye ve çalın üstüne geçit ve yol veren tek geçittir. Kovala boğazının batı kuzeyinde kalan ve Yan yola,Damdere köyü,geygel köyü   sınırların kadar uzanan bir dere ve yamaçlanından oluşan   enğebeli   bir  arazidir. Bazı  bölgeleri   orman, bazı  bölgeleri  ekilen  tarlalar   vardır.

        29) Şalğamlık  bölgesi :

       Şalğam turpgillerden bir yumru bitkidir.Türkmenler bu bitkiyi bilirlerdi. İçi oyularak bulğur doldurar­ak, dolma yapılır. Suyu çıkarılarak içilir.Yada  bu bitkiyi buralara ekiyorlardı .Yada burada yabanisi yetişiyordu  ki,  buraya bu ismi verdiler. Bir birine parelel yan yol istikametine uzanan araları yakın iki ayrı derenin başlanğıç nokta-sında çıkan ufak Su kaynaklarının adıdır.Cıvar­larındaki arazilerde bu adla anılır.Birinci Derenin Batı yamacı ibiş  oğulların’dan  Cırtoğ  lakaplı kişiye  ait  tarladır. Doğu yamacı ise  babam,  Bektaş  Bay’a     ait   özel   kuruluk   ormanıdır. İki   dere   arasında  kalan  orta   burunda   Halil   Güngör  amcamın   özel   korusudur.  İkinci   derenin   Doğu   yamaçları   Cumukğiller’e   ait   özel   koruluk   ormandır.

    Batı yamacı  paçurgilin kartoğ ailesine anası yoluy­la ,bizden miras özel koru  ormandır.  Bu derelenin başındaki tarlalar  biz Tille  oğullarına  aittir. Birde  cumukgillerin tarlaları vardır.Güney taraf çalın üstüdür. Ekilebilir tarla yoktur.taşlık, ormanlık, çalılık saha ve meradır. Ara, ara  tarlalar  vardır. Çalın  üstü  denir.

       Meşeli Derenin kuzey sırtındaki Kızoğlu  köyü  yolunda  Kızoğlu  köyünün Sınırı biter. Tekke  köyünün  sınırı  başlar. Erikli Tekke ile Kelit  köyü sınırı  bu  yolu takip ederek Meşeli Dere çukuru üstündeki Çal bölgesine ulaşır.Çal Bölgesini tam zirveden eşit bölerek Ovacık boğazına kadar veya Tekke, Kelit  köy  yoluna  kadar devam ederler.Çalın dogu ucu Tekke  ile Ovacık köylerine aittir.Tekke ,Kelit köy yolu Çalın kovala düzlüğüne  inince  gölyerinin  batı  kenarından  geçerek  ulutepenin doğusun da, BURAK ABDAL  (buğur abdal)  türbesinin  batısından  Sarıkaya çalına oradan da Ağcaşarın yaylası denilen su kaynağının dogusunda ki dereden Ağılların önü deresine oradan Bağlar,Ağcaşar deresinin doğu kuzeyindeki dağların zirvesine yakın sırtlarını takip ederek aşıkgilin ağılın üstün­den geçer. Derenin  Ağcaşar sınırında Sarıkaya köy sınırı biter. Ağcaşar köyü  ile Kelit  köyü sınırı güney istikametinde tek ardıç ve cevizli deresi altından Çal deresine ulaşır.Yünlü köyü sınırında tamamlanır. Işte bu sınırlar içinde kalan bölge KELİT Bölgesidir. Bağlar,dereler Vadisi Kelit köyüne,KelIt çukuruna ulaşır.Bu vadinin kuzeyi Ulutepe dağının serisi ve güney etekleri olan sıra dağlardır. Bu dağların düzlüğünde Kelit, Sarikaya  köyü yolu geçer. Ağcaşarın yaylası suyu bu yolun kenarındadır. Kelite yakın bölümünde Eski Tarla mevki vardır. Türkmenler bu tarlayı ekmişlerdir.altında killiğin dere,üstünde Kızlar seküşü,Onun batısında Boklu Dere, (güllü dere suyu)  sonra  Kelit  çukuruna.  bakan ulutepe yamaçları  (bayırları)  ovacık  kefi  (Ali deresi çalı)  vardır. Bu çalın arkasında Ulutepenin  batı ve kuzey tarafında  ormanlık, çalılık ve taşlık düz bir arazi ovacık düzlüğüne ve yer altı gölü üstüne kadar uzanır.Buraya YAZILAR adını takmışlardır.Buradan  Kelit  ovacık  köy yolu  geçer. Bu yol Erikli Tekke ve Kayı köylerinede  gider. Kayı  Sözcüğü   Dağlardaki  kaçak  Türkmenlere  dağlardan  Kızoğlu deresine  (yönelin, çekilin  Kayın)  manasına   verdikleri  addır.  Ovacık   yolu  ile  kovala   arasında   kalan   ormanlık,  çalılık  ve   ara , ara   tarlalar   bulunan   araziye  Davar  yatağı  denir. Türkmenler buralarda koyun,keçilerini otlatırlarmış  ve  yaz  gecelerinde sürüleriyle buralarda yatmışlardır.Birde Kırmızı toprak çıkan yer varki buraya AŞILIK denir.Bu kırmızı toprağı kullanarak hayvanlarını boyar tanınır hale sokarlarmış.Bu gün buraya höllüklük denir.Bu toprağa bebek­lerini belerlermişte .Yazilarda, Davar yataklarında TAŞ YIĞINLARI  cüğüller  vardır. Bu taşları onlar toplamıştır. Kovala düzlügü çal dağının boyunca doğudan batıya dogru uzanan verimli toprakları olan bir düzlük­tür.Bölgedeki bütün isimleri  (bağlar hariç)  Türkmenler  vermiştir.

       Kelit sınırları içinde Çalın üstünde büyük ve derin bir çukur  vardır ki   adına kara deniz   demişler. Bu çukur gerçekte bir  METOİR çukurudur. Demek bu çukur Türkmenler bu bölgeye geldikleri zaman varmış ki  ad   takmışlar. Belkide o zamanlar içi su ile doluyduki  kara  deniz  dediler. İklimler  değişti. Kar  yağışları  azaldı  buradaki  suda bir yol bulup yer altına çekildi.Çukur Kuru kaldı. Benim çocukluğumda içinde su yoktu. Yalnız içine kar dolar ve haziran ortalarına kadar kar kalırdı.Hatta karlar Kurtlanırdı. Bu turistik  METOİR  çukurunun  varlığıda  biline  diye  yazdım.  Bu olayların Kelit bölgesi dışındaki izler ise şunlardır.  Acı su Köyünde Şah Veli Türbesi, Zile yakınında (Kara Şeyh)   Şeyh  İbrahim,    Zile  Emirören   Köyünde     (Kara   Reis)  Kara   Abdal  Musa, Türbeleri, Zile  Çeltek  Köyünde   takma  adı  Çeltek  Baba  ( Şeyh  Mahmut ),  Zile   Acısu  Köyünde  (deli  Veli)  Şah   Veli  Türbesi,  Zile  Karşıpınar  Köyünde  Şah  Velinin  savaşcılarının  Mezarlığı,  Pazar  ilçesinin   Erkilet   Köyünde   Mahmut  Şeyh  Türbesi, Pazarın  Kad  Beldesinde  “KAD”  ziyaretğahı, Erbaa’nın   Keçeci  Baba  köyünde  “Keçeci  Baba” ( Şeyh  Ergani  Mahmut  Veli)  Türbesi,  Almus   İlçesinin    Tekelü   dağı  Gürgen   çukurundaki  Kutbettin  Hayar  ve  yedi  kızlar  kabirleri, Celal. Babanın oğulları Hupyar Sultan Türbesi,  Diğer  oğlu  ve  Pir  sultanın  Musahibi ve Rüstem paşanın Hocası Ali Baba vakviyesi ve onların soyundan  Kenanlar  ailesi, Hıdır Şeyh Ailesi,  Pir  Sultan  Abdal, Onun  çırağı  Kul  Himmet,  Kul  Hüseyin  Türbeleri  ve bu ocağa bağlı Begdilli Türkmenleri ve Efsaneleri  hep  birer  belgedirler.  Bana  himmet edip ilham veren Keramet ehli veliler bu yerlerin gizemli sırlarını çözerek bir belğe niteliğinde bana ışık tuttular.Adeta ben değil onlar bu yazıyı yazdırdılar.Hamd  olsun Yüce Allah’a Ve rahmet olsun hakları ve canları  kasp  edilmiş  Türkmen  kocalarına ve Velilerine.

 

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
TEBDER KURULUMUDUR