TEBDER KURULUMUDUR
MANA YAZILARI
ALEVİLİK İNANCININ ÖZLERİ

Semah Nedir?


Semâ’, Arapça lügatte işitmek, uçmak, Gökyüzü manasındadır. Semah da sema kökünden türetilmiş bir Terimdir. Söylenen deyişlerle vecde gelip hareket etmek, kendinden geçip dönmektir. Semah’, sembolik olarak, kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, Yüce Yaratıcı’ya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip “İnsan- ı Kâmil” e doğru yönelişini ifade eder. Yaratıcı, zamanı var etmeden önce mutlak güzellik halindeydi gizli bir hazineydi (künt-ü kenz) sonu olmayan yokluğun içinde kendini görecek bir göz vecde gelecek bir gönül istedi ‘’Kün’’ dedi. Ol demesiyle başladı devri alem. Kainatta ne varsa gün, ay, yıldızlar, gezegenler, galaksiler canlı cansız bütün varlıklar ve bu varlıkların atomları dönerek Allah’a ibadet ederler. Buyurmaktadır. Cuma 1 , Saf 1, Tegabun 1, Haşr 1
‘’ Yedi gök, yer ve bunlarla bulunanlar O’nu tesbih ederler; O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur: fakat siz bunu anlamazsınız. Doğrusu O Halim olandır, bağışlayandır.
Var oluşun tecellisi kainatta dönüştür; mükemmel bir nizamla Allah’ı bu şekilde tesbih eder canlı ve cansız Hicr 75. Ayette Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibret vardır. Semah Allah’ı anmakla beraber Allah’ı görürcesine ibadet etme biçimidir. Cezve halinden Hak ile didar olunur. Pervane misali sevgiliye yok olmacasına bir gidiş ilerleyiş ve Hakta kendini unutup O olmaktır. Kemalat’e erenlerin miracı Hak ile Hem dem olmanın sırrıdır.

Allah’ın Aşkı tüm varlık aleminin özünü oluşturur ve her şey onu zikreder. Semah Alevi – Bektaşiliğin Ayn-i Cemlerde 12 Hizmetin bir parçasıdır. Hak İle Hak olanların Ceminde dönülen bir ibadet halidir.
Âl-i İmran Sûresi'nde "Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve 'Rabb'imiz, bunu boş yere yaratmadın, seni tesbih ederiz, bizi ateşin azabından koru.' derler." buyurulmaktadır. Semah, Alevî yoluna mahsus bir zikir tarzıdır. Hünkar Hacı Bektaş Veli şöyle buyurmakta ve her şeyin özetini çıkarmaktadır; Semah müminin ayeti, Muhibin ibadeti, Talibin maksududur. Pir divanındaki tek fark Kabe örneklemesidir. Kabe’deki tavaf eden kadın-erkek, çocuk-yaşlı gibi herkesin eşit olup Allah aşkıyla tavaf etmesini minimize ederek Semah halini almasıdır.
Kısaca Semah Gökyüzünün ibadet şekli olan dönerek tesbih etme ve Kabe’ki Hacıların (kadın-erkek, çocuk-yaşlı) tavafını sembolize eden bir ibadetin parçasıdır.
‘’Aşk odu yürekte yanar ,
Beni gören mecnun sanar .
Gökyüzünde ay gün döner ,
Ya ben nice dönmeyeyim’’.
Seyyid Nizamoğlu
En güzel örneği ise Seyyid Nizamoğlu vermektedir. Bu sözlerdeki ahenk hakkın tecellisi olan evrenin dönüşünü ve ibadet etme biçimini söyler. O halde insanada farz olur. Semah Şemsi Tebriziye görede şu şekilde yorumlanır. “Allah’ın tecellîsi, Allah erlerine Semahta daha çok vâkı’ olur. Onlar kendi varlık âleminden dışarı çıkmışlardır. Semâ onları, diğer âlemlerden çıkartır, Hakk’ın likâsına (cemâline) ulaştırır. Onun için hâl ehline Semah, Salat, orucu ve zarûret ânında su içmek ve yemek yemek gibi farzdır. Hâl sâhiblerinin hayâtı Semah ile kaimdir. Eğer bir Semah ehli doğuda, biri de batıda Semah etse, her ikisi de birbirinin hâlinden haberdâr olur.
Riyâzet ve zühd ehlinin Semah etmesi de mübahdır. Onların bunda gözleri yaşarır ve kalbleri rikkâte gelir.”
Semahın buradaki tasfiri ise farz olduğunu ve Semşi Tebrizi de anlatmaktadır.

‘’Biziz ümmet-i Naciler,
Din yolunda duacılar.
Kabe'de döner hacılar,
Ya ben nice dönmeyeyim.’’
Seyyid Nizamoğlu
Kabe’de dönmek (tavaf etmek) kadar Talibe farz olan bu ibadeti sırrını bu şekilde hak erenleri açıklamışlardır.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
TEBDER KURULUMUDUR